15 Ocak 2013 Salı

Şu an bu kitaba acil başlanmalı..

Basil, hayatı boyunca okumuş, yazmış, anlamaya çalışmış mutsuz bir insandır. En yakın arkadaşı da Yunanistan için savaşa gitmiş olduğundan büyük bir boşluk içerisine girmiştir. Bu esnada kendisine Girit'te bir maden ocağı miras kalır ve orayı işletmek üzere yola çıkar. Belkide kendisine kağıtların dışında gerçek bir hayat olduğunu kanıtlamaktır tek çabası.Ve yolda maden ocağında ona yardım edecek olan Aleksi Zorba ile tanışır. Zorba her sorunu çözebilen, her problemde mükemmel ruhsal analizler yapan bir bilgedir. Hayatı boyunca okumamıştır ama hayata karşı olan cesaretiyle Basil'den çok ileridedir. Tanrı'ya da şeytana da inanmaz. Şarap içer,kadınlara bayılır, temiz havayı içine çeker, keyfi yerinde olduğunda santurunu çalar, raks eder, kadınları asla üzmez, yer, içer, gezer, eğlenir, kızdığında isyan eder. Gençliğinde vatanseverdir ve bu uğurda bir çok kişiyi öldürmüştür ama daha sonra vatan kavramının içinin boş olduğunu farketmiştir. Zorba konuştukça Basil yıllardır kitaplarda aradığı ruh gıdasının Zorba'nın kelimelerinde olduğunu çözer. Basil'in hayatı rüzgarsızdır oysa Zorba insan ruhunun her tarafını dolaşmıştır. Aleksi Zorba'nın  geçekten yaşadığı  ve Kazancakis'in hayatında önemli bir yere sahip olduğu söylenmektedir. Kitaptaki Basil karakteri büyük ihtimal Kazancakis'in kendisidir.

Zorba der ki:
"Neden? Neden?İnsan nedensiz bir şey yapamaz mı? Şöyle keyfi için!"

"İyi ama ya tohum? Bir çiçeğin bitmesi için tohum gerekli. Bizim pis içimize, böyle bir tohumu kim koydu?Bu tohum niçin iyilk ve namusla beslenip çiçek açmasın? Ve kanla pislik istesin?"

"Hımmm!Lanet olsun hayata be! Sonu yok namussuzun!"

"Nedir bu be! Bir bardakçık şarap içiyorsun, sonra dünya alabora oluyor. Hayat nedir be patron? Şu üstümüzden sarkanlar üzüm mü melek mi ayırt edemiyorum.Yoksa hiçbir şey mi yok? Konuş patron yoksa sapıtacağım!"

"Hayır hiçbir şeye inanmam ben. Eğer insana inansaydım, Tanrıya'da şeytana'da inanırdım. Bu da büyük bir sorundur. O zaman işler karışıyor ve başım belaya giriyor patron!"

"İnsanları rahat bırak patron. Gözlerini açma! Çünkü açarsan ne görürler? Ellerinin körünü! Onun için bırak kapalı kalsınlar da hayal kuradursunlar."

"Bitmez bir hikaye olan yalnızca kadın değildir. Yemek te öyledir."

"Tanrı var mı yok mu sen ne dersin patron? Gülme ama ben Tanrı'yı kendim gibi düşünüyorum. Yalnız daha uzun boylu, daha kuvvetli,daha kaçık ve ölümsüz."

"Sen beni dinle,vatan varoldukça insan canavar kalacaktır. Evcilleşmez canavar."

"Kendin yarı şeytan olmazsan, şeytandan nasıl kurtulursun be?"

"Ne makine şu insan be! İçine ekmek, balık, şarap, turp koyuyorsun; iç çekmeleri, gülüşler ve düşler çıkıyor. İmalathane! Sanırım beynimizde konuşan bir sinema var!"

Hiç yorum yok: