
Basil, hayatı boyunca
okumuş, yazmış, anlamaya çalışmış mutsuz bir insandır. En yakın arkadaşı da
Yunanistan için savaşa gitmiş olduğundan büyük bir boşluk içerisine
girmiştir. Bu esnada kendisine Girit'te bir maden ocağı miras kalır ve orayı
işletmek üzere yola çıkar. Belkide kendisine kağıtların dışında gerçek bir hayat
olduğunu kanıtlamaktır tek çabası.Ve yolda maden ocağında ona yardım edecek
olan Aleksi Zorba ile tanışır. Zorba her sorunu çözebilen, her
problemde mükemmel ruhsal analizler yapan bir bilgedir. Hayatı boyunca
okumamıştır ama hayata karşı olan cesaretiyle Basil'den çok ileridedir. Tanrı'ya da şeytana da inanmaz. Şarap içer,kadınlara
bayılır, temiz havayı içine çeker, keyfi yerinde olduğunda santurunu çalar, raks
eder, kadınları asla üzmez, yer, içer, gezer, eğlenir, kızdığında isyan
eder. Gençliğinde vatanseverdir ve bu uğurda bir çok kişiyi öldürmüştür ama daha
sonra vatan kavramının içinin boş olduğunu farketmiştir. Zorba konuştukça Basil yıllardır
kitaplarda aradığı ruh gıdasının Zorba'nın kelimelerinde olduğunu çözer. Basil'in
hayatı rüzgarsızdır oysa Zorba insan ruhunun her tarafını dolaşmıştır. Aleksi Zorba'nın geçekten yaşadığı ve Kazancakis'in hayatında önemli bir yere
sahip olduğu söylenmektedir. Kitaptaki Basil karakteri büyük ihtimal
Kazancakis'in kendisidir.
Zorba der ki:
"Neden? Neden?İnsan
nedensiz bir şey yapamaz mı? Şöyle keyfi için!"
"İyi ama ya tohum? Bir
çiçeğin bitmesi için tohum gerekli. Bizim pis içimize, böyle bir tohumu kim
koydu?Bu tohum niçin iyilk ve namusla beslenip çiçek açmasın? Ve kanla pislik
istesin?"
"Hımmm!Lanet olsun hayata
be! Sonu yok namussuzun!"
"Nedir bu be! Bir bardakçık
şarap içiyorsun, sonra dünya alabora oluyor. Hayat nedir be patron? Şu üstümüzden
sarkanlar üzüm mü melek mi ayırt edemiyorum.Yoksa hiçbir şey mi yok? Konuş
patron yoksa sapıtacağım!"
"Hayır hiçbir şeye inanmam
ben. Eğer insana inansaydım, Tanrıya'da şeytana'da inanırdım. Bu da büyük bir
sorundur. O zaman işler karışıyor ve başım belaya giriyor patron!"
"İnsanları rahat bırak
patron. Gözlerini açma! Çünkü açarsan ne görürler? Ellerinin körünü! Onun için
bırak kapalı kalsınlar da hayal kuradursunlar."
"Bitmez bir hikaye olan
yalnızca kadın değildir. Yemek te öyledir."
"Tanrı var mı yok mu sen ne
dersin patron? Gülme ama ben Tanrı'yı kendim gibi düşünüyorum. Yalnız daha uzun
boylu, daha kuvvetli,daha kaçık ve ölümsüz."
"Sen beni dinle,vatan
varoldukça insan canavar kalacaktır. Evcilleşmez canavar."
"Kendin yarı şeytan
olmazsan, şeytandan nasıl kurtulursun be?"
"Ne makine şu insan be! İçine
ekmek, balık, şarap, turp koyuyorsun; iç çekmeleri, gülüşler ve düşler çıkıyor. İmalathane! Sanırım
beynimizde konuşan bir sinema var!"